Seyran Bahçesinde Bir Yanal Elma
Seyran bahçesinde bir yanal elma
On sekiz bin ilmin nûru dediler
Muhammet Mustafa, Hayderi Kerrar
Hünkâr Hacı Bektaş Veli dediler
Fahr-i Âlem elifi tac uruna
İki cihan boyanmıştır nûruna
Her kim aşna Muhammed'in sırrına
Arşta Mehriban'a Ali dediler
Hocası aldı mektebe götürdü
"Elif be" demeden mana yetürdü
Akıttı pınarı susam bitürdü
Hacısı, Hocası beli dediler
Horasan Erleri Rum'a geldiler
Herkes aklı ile yerin buldular
Üzerinden er geçtiğin bildiler
Kadıncık Ana'ya dolu dediler
Şah'ım der ki Bektaşiyim, Bektaşi
Evvel kimdi nasip veren ol kişi
Sıktı un eyledi örs gibi taşı
İsmi Bektaş idi Veli dediler
Bir araya geldi Halife, Pîrler
Bektaş adlı er görmedik dediler
Bir yeşil el kısmet verir dediler
Görünce tanırız eli dediler
Kimi inandı da beli pes dedi
Kimi inanmadı nişan istedi
Şah'ım ol mübarek elin gösterdi
Besbelli bu bizden ulu dediler
Ersen çeç üstünde otur dediler
Ulu isen kısmet yetür dediler
Sözlen olmaz senet getür dediler
Çok olur senetsiz Veli dediler
Velilik fermanı o demde geldi
Şah'ım mertebeyi aradı buldu
Evvel Ali idi âhir Vel'oldu
Taptuk ey Sultanım beli dediler
O demde erlerin nasibin verdi
Yol, erkân çok vakît batında kaldı
Urum Erlerine hediye geldi
Budur Hâkk'ın doğru yolu dediler
Veli'm eyder cümle Erlerden ulu
Cümle Erler ona demiştir belli
Şüphesiz Allah bir, Muhammet, Ali
İnanmayan İblis kulu dediler