Geri türkülerim.com

Şanı Şöhretiyle Bir Destan Gibi

  • Âşık Kahyaoğlu
  • Sivas / Zara

Şanı Şöhretiyle Bir Destan Gibi

Şanı şöhretiyle bir destan gibi

Uzanır tarihe kolu Sivas'ın

Âşıklar yetişir bağ bostan gibi

Yanıktır sazının teli Sivas'ın

İnsanları cesur olur mert olur

Esmer tenli çatık kaşlı sert olur

Söylemezsem içerime dert olur

Baldan tatlı gardaş dili Sivas'ın

İpek Yolu geçer imiş buradan

Erzincan'dan, İmranlı'dan, Zara'dan

Bütün güzelliği vermiş Yâradan

Dağı taşı oğul balı Sivas'ın

Bahar olur güller açar yaz olur

Gün dolanır solar yaprak güz olur

Zemheride ayaz olur buz olur

Çetin yoldur Seyfe Bel'i Sivas'ın

Bülbül güle gül bülbüle el eyler

Göçmen kuşlar buraları yol eyler

Bölük bölük turnalara gel eyler

Baharda Serpincik Gölü Sivas'ın

Boz bulanık akar şu Kızılırmak

Onun da hedefi ummana varmak

Kimin haddine ki önünde durmak

Coşarsa dumandır hâli Sivas'ın

Güz gelince ötmez olur bülbüller

Çiğdem, mor menekşe, lâle, sümbüller

Yavaş yavaş solar açılan güller

O zaman görünür keli Sivas'ın

Nice nice Erenlerin ocağı

Kırklar Meclisine açmış kucağı

Dağı taşı köyü ile bucağı

Dört bir yanı yatır dolu Sivas'ın

Pîr Sultan Abdal'ı dolu içince

Kırklar ile kanatlanıp uçunca

Âşık Veysel bu dünyadan göçünce

Kırıldı koskoca dalı Sivas'ın

Yeşillenmiş Gardaşlar'ın dokusu

Hemen dibinde de bulgur sokusu

Buram buram gelir kekik kokusu

Güneyden eserse yeli Sivas'ın

Erenler, Veliler, üçler, yediler

Dolu içip meyvesinden yediler

Evliyalar, Enbiyalar, dediler

Cennete gidermiş yolu Sivas'ın

Kahyaoğlu der ki dağlar içinde

Pırıl, pırıl, sular çağlar içinde

Mor menekşe, sümbül, bağlar içinde

Açınca gör gardaş gülü Sivas'ın