Ömür Mülkü İle Bir Dava Açtım
Ömür mülkü ile bir dava açtım
Tarla bozuk, topu bozuk, çap bozuk.
Topladım taamı yemeye şaştım
Mandız bozuk, mangal bozuk, kap bozuk.
Izdırap benimle hep adım adım
Bana gurbet oldu diyar-ı yâdım
Gönlümü gerçeğe bağlayım dedim
Kendir bozuk, örme bozuk, ip bozuk.
Levh'im böyle yazmış evvelde erde
Bendeki hâl lâyık değil her ferde
Yüz bın Doktor teşhis koydu bu derde
İğne bozuk, ilâç bozuk, hap bozuk.
Benim ömrün gâmla geçer boyuna
Dertsizlerin bu âhvalim neyine
Beter düştüm âşk denilen oyuna
Saha bozuk, sahne bozuk, top bozuk.
Acı avaz verir gönlümün od'u
Kimseye denmiyor bu derdin adı
Neden yok Demirci dünyanın tadı
Yaren bozuk, ahbap bozuk, hep bozuk.