Geri türkülerim.com

Müzelik Şiir (Akıl Karaya Vurdu)

  • Abdurrahim Karakoç
  • Kahramanmaraş / Ekinözü

Müzelik Şiir (Akıl Karaya Vurdu)

Yürüyen heykellerle aynı müzedeyim ben

Konuşan mumyalara kimden söz edeyim ben

Fikren işkencedeyim ruhen cezadayım ben

Korkaklığın sükutu kol geziyor her yerde

Sanki tek başımayım tek kişilik mahşerde

Putların gölgesinde dans eder akbabalar

Söz sokakta dolaşır öz zindanda çabalar

Atılan ucuz safra selamlar merhabalar

En temiz topraklara gül eksem mantar biter

Yollar sırat köprüsü durmak düşmekten beter

Kaybettim mesafeyi zamandan uzaklaştım

Sevgi diye sarıldım isyanla kucaklaştım

Ne kendimden kurtuldum ne kendime yaklaştım

Toprağın üstü mezar zevke dalmış ölüler

Can sıkmaya yetiyor canlı kalmış ölüler

Fuhuş yuvası sanki en görkemli binalar

Çamur evlat doğurur taş yürekli analar

Resmen hak tevzi eder hakkı boğan canavar

Koşanlar yarışanlar dehşet ötesi dehşet

Akıl karaya vurdu gırtlağı geçti vahşet

Meydanlar tıklım tıklım caddeler salkım-saçak

Kölelik histerisi yayılmış köşe-bucak

Elli tane hokkabaz elli milyon oyuncak

Müdür ve müdüriçe müzenin bekçileri

Aferine çalışır düzenin bekçileri

Mülkü kazanan ayrı tasarruf eden ayrı

Hisseler neden farklı hak hukuk neden ayrı

Hasta yaşar deniyor baş ile beden ayrı

Mantık yürütmek yasak itiraz eylemek suç

Neşe-eğlence cinnet yatıp uyumak korkunç

Güvenmek aldanmaktır ölçü-tartı izafi

Mert-namert güzel-çirkin eksi-artı izafi

Çoğunun cebindeki kimlik kartı izafi

Kim kimdir kim kim değil anlamak ve bilmek zor

Oynanan komediye gül diyorlar gülmek zor

Figüran heykeller var kül tablası boyunda

Yedi yüz göbek atar dakikalık oyunda

İşlenen her günaha kurtta ortak koyun da

Kalmışım ara yerde tozdayım dumandayım

Kirli bir mekandayım iğrenç bir zamandayım