Mükremin
Koltuğunda şarap elinde kalem
Koşarak derdini yazdı yıkıldı
Son çamın dibinde yaptı bir alem
Son yudumdu çekti sızdı yıkıldı
Vay haline, ahvaline
Kül başına, göz yaşına, Mükremin
Bir mayıs'ta sol elini kaldırdı
Derman diye boş meydana saldırdı
Kursağını joplarınan doldurdu
Bekçiye, polise, kızdı yıkıldı
Boş boşuna, göz yaşına
Taş başına, peşpeşine, Mükremin
Der Mahzuni söylemiştim bin
kere
Yıllar yılı kan akıyor bu dere
Karanlıkta götürdüler bir yere
Kendi mezarını kazdı yıkıldı
Vay haline, ahvaline
Göz yaşına, taş başına, Mükremin