Çokca Sabreyledim
Çokca sabreyledim tükenmez
hicranım
Gönül minnet pazarından gam çalar
Yüklettim dert yükü çekmiyor kervan
Dellal gibi nida eder ün çalar
Davet olsam dost köyünde
okunsam
Yavru şahinimi kolda götürsem
Köme kazıp yol üstüne otursam
Beni görse çıkar yoldan yan çalar
Ak göğsünün üstü kurulu yayla
Seni seven yiğit çekmesin gayla
Sanma ki güzelin cümlesi böyle
Bakışı işmardır gözü ben çalar
Mevlâm âşka düşürmesin her
kulun
Gam hicran içinde süremez yolun
Kuzusun bağrına basmış bir gelin
Tan yüzüne makam ile nen çalar
Yavru bazım konmuş kolun üstüne
Dökmüş saçlarını belin üstüne
Köme kazdım yattım yoluh üstüne
Güzel turnam hiyle sezmiş yan çalar
Yürü güzel yürü yüze durucu
Ciğerim de gizli âşkın kalıcı
Azrail misali canlar alıcı
Pençe vurup can evinden can çalar
Salınıp sevdiğim karşımdan
geçer
Bana nisbet için göğsünü açar
Fitil yetmez yaralarım kan saçar
Tabib gelmiş üzerine em çalar
Said der ki ben de hicrana
erdim
Bir değil beş değil çok benim derdim
Giyinip kuşandı sevdiğim yârim
Benim yârim can evimden can çalar